Aikido ve Teknik

Bir süredir aikido yapanlar “Aikidoda binlerce teknik var.” cümlesini mutlaka bir yerden duymuştur. İki yönlü olan bu cümle bir yönüyle hep sorunlu gelmiştir bana. Bu konu hakkında düşünürken bir anket yapmak aklıma gelmişti ve bir Facebook sayfasında aikidoda kaç teknik olduğunu soran bir anket oluşturup farklı sayı aralıklarını (örn: 10-30, 100-1000) cevap seçenekleri olarak eklemiştim. Toplam 35 yanıt gelmişti ve bu yanıtlardan 18 tanesi “sınırsız” demişti, 9 tanesi ise 1000-4000 arası olduğunu söylüyordu. Anket sonuçları benim için bir yandan normal, öbür yandan ise oldukça şaşırtıcıydı. Normaldi, çünkü aikidoda yaptığımız her değişik harekete “teknik” diyoruz ve aikidoda yapılabilecek şeylerin sayısı gerçekten çok fazla. Şaşırtıcıydı, çünkü “teknik” deyince benim aklıma gelen çoğu kişinin aklına gelmiyor.

Evvela, Nedir Bu “Teknik”?
Teknik Türkçeye Fransızcadan (technique) muhtemelen 19. asırda geçmiş bir kelimedir. Fransızcaya ise Latinceden (technicus) geçmiştir. Nihai kökeni ise Eski Yunancadır (τεχνικός tekhnikós). Türemiş bir kelimedir, τέχνη (tékhnē) kelimesine –ικός (-ikós) ekinin gelmesiyle oluşur. Τέχνη “(tahta, tuğla, kumaş vb. maddeleri) tutuşturmak, örmek, birleştirmek, üretmek” anlamındaki *tetḱ– fiilinden türemiş bir isim olup “zanaat, ustalık, imalat bilgisi, icra etme bilgisi” anlamındadır ve Latince ars, Arapça sanat kelimelerine denktir.1ικός eki ise isimden izafet sıfatı yapan bir sonektir. 

Teknik kelimesinin özgeçmişi.

Teknik kelimesi Türkçede hem sıfat hem de isim olarak kullanılıyor; yani bir çok-anlamlılık söz konusu.2 Mesela “teknik bilgi, teknik açıklama, teknik futbolcu” gibi ifadelerde teknik kelimesi bir sıfattır ve “teknik ile ilgili” veya “teknik uygulama becerisi yüksek” anlamına gelir. “Teknik ile ilgili” veya “teknik uygulama” derken “bir şeyi yapma, üretme yolu, yöntemi” anlamında isim olan teknik. Hal böyleyken sözün gelişi, “Teknik uygulama güzeldir” cümlesinde bir tekniği uygulamaktan mı bahsedildiği, teknik ile ilgili bir uygulamadan mı bahsedildiği, yoksa teknik değeri yüksek bir uygulamadan mı bahsedildiği net değildir. Teknikî veya tekniksel kelimelerini kullanarak bu ayrım bir dereceye kadar sağlanabilir. Fakat bu da tam çözüm değildir, çünkü bu kelimeler Türkçede “ilgili olma” anlamı verse de “kabiliyeti yüksek” anlamında pek kullanılmıyor. Kimse “Messi çok teknik bir oyuncu” demek yerine “Messi çok teknikî/tekniksel bir oyuncu” demeyi tercih etmez. Çoğu zaman yaptığımız gibi meseleye dilsel bir bakış açısıyla yaklaştık. Hoş, biz ister öyle yaklaşalım ister yaklaşmayalım, mesele haddizatında dilsel bir mesele. Uzatmayıp özetlersek teknik kelimesini a, b, c, d diye sıralayıp kabaca 4 anlamda inceleyebiliriz (Çoğu sözlükte daha az veya daha çok anlam verilmekte. Fakat merâmımı açıklayabilmek için ben bu 4 şekilde ayırmaktayım.);

teknika (isim, bir şeyi yapma yolu, usül, metot anlamında): işin tekniğini bilmek, işin tekniği budur, sürüş tekniği
teknikb (isim, spor ve sanatta metoda istinaden yapılan bedensel tekil eylem): Messi estetik bir teknik yaptı.
teknikc (sıfat, ilgili olma anlamında): teknik adam, teknik sorumlu, teknik lise, teknik bilgi
teknikd (sıfat, beceri ve kapasitesi yüksek olma anlamında): Messi teknik bir futbolcudur.

Sıfat olan teknikc ve teknikd bu yazının konusu olmadığı için onları azad edebiliriz. Şu halde sorumuzu güncelleyelim; Aikidoda binlerce teknika mı var yoksa teknikb mi? Eğer teknikb kastediliyorsa evet, aikidoda binlerce teknik olabilir. Örneğin ilk teknik olan ikkyo tekniğini ayakta, oturarak, ahşap silahlarla; yumruk, shomen veya yokomene karşı; omuz, bilek, dirsek, yaka, çift el, çift omuz, ense vs. tutuşlarına karşı ve daha birçok durumda yapabilirsiniz. Böylece ikkyo teknikasının 30 veya 40, hatta belki 50 farklı varyasyonu uygulanabilir.

İşte işin bam teline geldik! İster öne, ister arkaya, ister bıçak saldırısına karşı, ister yaka tutuşuna karşı yapın, bunların hepsi ikkyo tekniğidir. Değişen sadece durumdur, pozisyondur, yönlerdir, tutulan veya vurulan uzuvdur. Yumruğa karşı da olsa, bilek tutuşuna karşı da olsa uygulanan yöntem, metot aynıdır; dirseğin altından itip dengeyi bozarak yüz üstü yere düşürmek. Bu açıdan bakınca 50 farklı ikkyo teknikbsi olabilir fakat bunların hepsi 1 (yazıyla “bir”) ikkyo teknikasıdır. Kihon waza, yani “temel teknikler” denen ikkyo, nikyo, kotegaeshi, irimage, koshinage gibi 15-20 teknika vardır. Her bir teknika ile 30 tane teknikb yapılsa 20×30=600 farklı teknikb eder. Biraz bonkör davranıp 40×40=1600, hadi düz hesap 2000 teknikb var sayalım. 2000 veya üstü teknik olduğunu iddia edenlerin her bir teknikayı 30-40 farklı şekilde yaptığını düşünmek de takdir edersiniz ki biraz zorlama olacaktır.

Fransızlar ve Kelime Eksikliği!
Teknika ve teknikb farklı şeylerdir. İki farklı şey için tek bir kelime kullanmaktayız ve bu da karmaşaya sebep olmaktadır. Karmaşanın sebebi Fransızlar ve kelime eksikliğidir! Fransızlar sıfatları isim olarak da kullanmak yerine isim ihtiyacını sıfırdan bir kelime uydurarak karşılasalardı bugün böyle problemlerimiz olmayacaktı. Teknik isim olarak da kullanılmaya başladı ve bir süre sonra bir anlam bölünmesi yaşadı ve teknika ve teknikb diye iki farklı anlam ortaya çıktı. Fakat kelime eksikliği yüzünden iki farklı anlam için aynı tek kelimeyi kullanmaya devam ediyoruz ve bu da Fransızların ortaya çıkardığı problemin cabası oluyor. Şaka bir yana, bu olgu bize terimlerin, terminolojinin önemini bir kez daha gösteriyor; terimler ayrım yapmak içindir, terim yoksa ayrım da yoktur. İngilizcedeki term kelimesinin “sınır, ayrım çizgisi” anlamına da geldiğini unutmayalım. Üniversitede felsefe derslerine girdiğim hocam bir gün derste pencereden dışarıyı gösterip dışarıda kaç çeşit bulut gördüğümüzü sormuştu. Soruya cevap verebilen çıkmamıştı sınıftan. Hoca ise “Ben orada 15 çeşit bulut görüyorum. Çünkü isimlerini biliyorum. Ne kadar çok isim bilirseniz o kadar çok ayrım yapmış ve o kadar detaylı görmüş olursunuz. İsmini bildiğiniz şey sizin için vardır, ismini bilmediğiniz şey sizin için yoktur. Orada olsa bile başka şeylerden ayırıp kavrayamazsınız onu” demişti. Kavrayamayız, yani kavram oluşturamayız. Böyle düşününce kavram oluşturma konusunda yardımcı olacak şeylerden birinin terimleri, kelimeleri yerli yerinde kullanmak olduğu sonucuna varabiliriz.

Teknika veya teknikb için yeni bir terim, bir kelime bulalım demiyorum. Bulmak şart da değil zaten. Her ayrım için yeni bir terim ortaya koymak gerekmediğini, onun yerine bir kelimenin farklı anlamları üzerine düşünmenin de zihinde ayrım yapmaya, kavramlar oluşturmaya yarayabileceğini düşünüyorum.

Teknika – Teknikb Ayrımını Yapmak Neden Önemli?

Teknik sayısı ve dille ilgili bilgilerden bahsederek buraya kadar geldik fakat bence önemli olan aikidoda 600 teknik mi var, 2000 teknik mi meselesi değil. Mesele teknika ve teknikb arasındaki farkı görmek. Bu ayrımın farkına varmak ve yüzlerce, binlerce teknikb içindeki 15-20 teknikayı görmek ve bunu uygulamaya yansıtmak, yani “ikkyo teknikbleri yapmaktansa ikkyo’daki teknikayı yapmak” hem aikido çalışanların hem de çalıştıranların bu sanatta ilerlemesinde, engin teknik denizinde tutunacak dal sahibi olmasında kolaylık sağlayacaktır kanaatindeyim. İçinde teknika olmayan teknikb incelik, ustalık, mantık barındırmayacağı için kaba saba bir şey olacaktır. Teknoloji kelimesi “teknika birikimi, teknika bilgisi” demek olduğu için teknikasız teknikb, teknolojinin zıttı olacaktır. Teknolojinin zıttı ilkelliktir. İlkel tekniklerin, yani teknikaya dayanmayan teknikblerin göze nahoş, mantığa ters ve vücuda rahatsız gelmesinin sebebi budur.

Bruce Lee’nin bir sözü ile bitirelim; “Binlerce farklı tekme çalışmış birinden korkmam, ama bir tekmeyi binlerce kez çalışmış kişiden korkarım.” 

Ümit Duran

2012 yılından beri aikido çalışmaktadır. Dil ve çeviri ile ilgilenmektedir. Türk Aikido Dergisi’nin kurucusu ve editörüdür.
umitduranist@gmail.com

  1. Arapça sanat kelimesinin ve İngilizceye art olarak geçen Latince ars kelimesinin sadece güzel sanatlar olarak düşünülmemesi gerektiğini, eski dönemlerde “sanat” deyince imalat ve icraat ile ilgili birçok ustalığın (marangozluk, ressamlık, demircilik, müzisyenlik, matematikçilik, heykeltıraşlık, komutanlık vs.) bir arada düşünüldüğünü ve savaş sanatlarına “sanat” denmesinin bundan ileri geldiğini 2019’da yazdığım Savaş Sanatı” Tabiri Hakkında adlı makalede ele almıştım. Ayrıca şunu da belirtmek isterim; o yazıda savunduğum argümanı Evren Pazoğlu 2018 yılında bosayna.com‘da yazdığı Savaş Sanatı Kavramının Kaynağı başlıklı makale ile savunmuştu. Ben Pazoğlu’nun makalesini ancak kendi yazımı bitirmek üzereyken fark etmiştim ve yine de kendi yazımı yayımlamak istemiştim. Sözün özü, bu konuyu merak edenler Pazoğlu’nun veya benim yazıma bakabilirler.
  2. Bu çift işlevliliğin sebebi Fransızcada –que soneki ile biten sıfatların isim olarak da kullanılmasıdır. Fransızcadan Türkçeye geçen ve Türkçede sonu –ik ile biten bu Fransızca kelimeler aslen Yunancadır ve aslen birer sıfattır. Fransızcadan gelen bu kelime, kavramsal olarak Türkçedeki usül, metot, fen, zanaat, sanat gibi kelimelerle ancak kısmen örtüşmektedir, çünkü teknik kelimesi sıfat ve isim olarak birden fazla anlama gelmektedir. Bu sebeple teknik için Öztürkçe karşılıklar önerilmişse de tutmamıştır. Bu kelimenin sıfat ve isim olarak kullanımları İngilizcede technical ve technique, Almancada ise technisch ve Technik olarak ayırt olunmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir